Türkçe

YENİ YASA TASARISI ZEYTİNİN “ÖLÜM FERMANI” OLACAK!!!

962 kez bakılmış
8 Kasım 2016
11:27

12. Ayvalık Uluslararası Zeytin Hasat Günleri kapsamında, 4 Kasım 2016 tarihinde Cumhuriyet Meydanı'nda kurulan zeytinyağı pazarındaki standımızda, 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkındaki Kanun Değişikliğine tepki vermek amacıyla bir basın açılaması yaptık ve ardında 3 gün boyunca imza kampanyası düzenledik.

Toplanan 2954 imzayı hazırlayacağımız bir dilekçe ile ilgili bakanlıklara ve TBMM komisyonlarına göndereceğiz.  

Basın açıklamasında ve düzenlenen imza kampanyasında bize destek veren tüm hemşehrilerimize ve misafirlerimiz sonsuz şükranlarımızı sunuyoruz.

 

 

 

AYVALIK KENT KONSEYİ'NİN

3573 SAYILI ZEYTİNCİLİĞİN ISLAHI VE YABANİLERİNİN AŞILATTIRILMASI

HAKKINDAKİ KANUN DEĞİŞİKLİĞİ İLE İLGİLİ BASIN AÇIKLAMASI


 

YENİ YASA TASARISI ZEYTİNİN “ÖLÜM FERMANI” OLACAK!!!


 

Ülkemizde yaklaşık 500 bin ailenin geçim kaynağı olan, işlenen tarım alanlarının % 3,5’unu oluşturan, sağlıklı beslenmede, istihdamda ve diğer sanayi kollarına pazar yaratmada önemli etken olan, yüksek katma değeriyle doğrudan ve dolaylı yoldan 10 milyon kişinin geçimini sağlamasına neden olan zeytincilik sektörü sadece tarımsal açıdan değil aynı zamanda sosyal ve ekonomik yönleriyle de yaşamsal önemdedir.

AKP’nin TBMM'ye sunduğu ve Bütçe Komisyonu’nda görüşülmesine başlanan “Üretim Reform Paketi Kanun Tasarısı"nda zeytin alanlarının sonunu getirecek bir madde yer aldı. Pakette, "Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerin Aşılattırılması Hakkında Kanun"un 20’nci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının değiştirilmesi ve ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılması istendi.

AKP’nin sunduğu paket mecliste yasalaşırsa, zeytinlik alanların sonu gelecek ve yeni 20. madde şöyle olacak:

"Zeytinlik sahaları içince zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin gelişmesine mani olacak tesis yapılamaz ve işletilemez. Ancak, Bakanlıklarca alınacak kamu yararı kararı gereğince yapılacak yatırımlar kapsamında zeytinlik sahaları içinde kurulacak tesisler bu hükümden müstesnadır. Bu durumda, yatırımın yapıldığı alan içinde bulunan zeytin ağacının iki katı kadar zeytin ağacının, Bakanlık tarafından gösterilecek yere dikilmesi zorunludur. Bu yükümlülüğe aykırı hareket edenlere, dikilmesi zorunlu ağaç başına iki yüz Türk Lirası idari para cezası uygulanır. Ayrıca, yeni ağaçların dikildiği alanda zeytinlik sahasının malikine, talebi üzerine intifa hakkı tesis edilir.

Kanun tasarısında zeytinlik alan tanımı ‘En az 25 dönümün üzerindeki parseller koruma altına alınacak’ şeklinde değiştiriyor. Bilindiği gibi ülkemizde zeytin bahçelerinin ortalama büyüklüğü 10 dekarın altında. Eğer bu yasa değişikliği kabul edilirse Koruma Kurulu’nun kararına bile ihtiyaç duyulmadan her türlü sanayi tesisi, maden araması ya da şehirleşme amaçlı olarak zeytin ağaçları kesilerek yerine binalar yapılabilecek. Bu tasarı zeytincilik sektörünün yok edilmesi sürecini başlatıyor.

Meclis’e gönderilen tasarıda enerji ve maden işletmeleri, doğal gaz, petrol işletmeleri gibi kimyevi madde salınımı yapan tesislerin kurulmasına izin verilebilecek düzenlemeler getiriliyor.

Yapılmak istenen en son değişiklik uyarınca madencilik faaliyetlerinin, elektrik üretimine yönelik yatırımların ve bu yatırımlar ile ilgili her türlü yapıların, petrol ve doğalgaz arama ve işletme faaliyetlerinin, yol altyapı ve üstyapısı faaliyetlerinin zeytinlik sahalarında yapılmasının yolu açılıyor. 3573 sayılı Kanunda yer alan "zeytincilik sahaları daraltılamaz" hükmü işlemez hale getiriliyor. Tasarının bu şekliyle kanunlaşması halinde, tarım alanlarının amaç dışı kullanımı ve HES`ler ile yok edilen toprak ve su kaynaklarımıza, zeytinlik alanlarının eklenmesi kaçınılmaz olacaktır.

Ayrıca, AB Zeytin ve Zeytinyağı Mevzuatının tüm içeriği incelendiğinde ülkemizdeki zeytin ağacı sayımızın AB’ye giriş sürecine kadar mümkün olan en üst sayıda arttırılması ulusal çıkarlarımız açısından önemlidir. Dolayısıyla nedeni ne olursa olsun zeytin ağaçlarının kesilmesine, alanlarının daraltılmasına neden olabilecek yasal düzenlemeler ulusal çıkarlarımız ve AB politikamız ile de bağdaşmamaktadır.

Kaldı ki, zeytin ve zeytinyağı sektörünü, madencilik, enerji vb. sektörler ile salt ekonomik kriterler açısından karşılaştırmak ve değerlendirmek son derece yetersiz, yanlış ve geleceğimizi büyük bir riskin içine atmak olacaktır. Zira zeytincilik sosyal, kültürel, ve ekolojik değerleri ile yaşamsal önemi olan bir sektördür.

Zeytin ağacı Anadolu’da altı bin yıldır insanoğlunun, geçim, beslenme, sağlık ve güzellik kaynağı olarak görevini sürdürmektedir. Dünya var oldukça da insanlığa ve çevreye hizmete devam edecektir. Bu yönüyle yeryüzünde hiçbir madenin veya sanayi kuruluşunun getirisinin zeytin ağacının toplam getirisinden daha fazla olamayacağının da bilinmesi gerekir.


 

Balya’da, 65 -70 yıl evvel, Fransızlara ait simli kurşun madeni vardı. O maden nedeniyle bölgede hala ot bitmiyor, derelerdeki su kıpkırmızı akıyor. Bindiğimiz dalı kesmeyelim, bunun telafisi de yoktur. Siyanürü, ağır metalleri yüzyıllarca çevreden çıkaramazsınız. Zeytin ağacını yok etmeye yönelik yapılacak her türlü yasal düzenleme ve uygulamalar tarih önünde ve gelecek nesillerimize karşı suç işlemektir.

Zeytinlik alanlarda başta maden ve enerji sektörleri olmak üzere toz, duman ve emisyona neden olan tüm sektörlerin yatırım yapma çabaları sürüyor. 16 Nisan 2016 tarihinde Başbakan Yardımcısı Lütfi Elvan başkanlığında yapılan 22. Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu (YOİKK) Toplantısı’nda, katılımcı özel sektör temsilcileri 3573 sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Hakkında Kanun’da yer alan bazı hükümlerin; madencilik, enerji ve diğer sanayi faaliyetlerinin önünde engel teşkil ettiğini dile getirerek sorunlarına çözüm bulunmasını istedi. Toplantıda söz konusu kanunda mevcut olduğu iddia edilen belirsizliklerin ortadan kaldırılması amacıyla gerekli hükümlerin kanuna konularak  yatırımların önünün açılmasına ve bu çalışmaların Ekonomi Bakanlığı Koordinasyonu’nda yürütülmesine karar verildi.

2014-2015 hasat ve üretim yılında 165 bin ton zeytinyağı üretiminin piyasa değeri yaklaşık 600 milyon dolardır. 2023’te 700 bin ton üretim ile 3 milyar dolar gelir hedefi konulmuştur. Bu hedeflerin gerçekleşebilmesi ve milli ürünlerimiz olan zeytin ve zeytinyağının ülkemiz ekonomisine katkısını en iyi şekilde sağlayabilmesi için sektörün önündeki tüm engeller kaldırılmalıdır.

Eğer, 100 hektarlık alanın içine maden açarsanız, etrafındaki 1000 hektarlık alana zarar verirsiniz. Zeytin ağaçlarını buradan kaldırırsanız, ölü kentler olur buralar. Ne turizm, ne tarım, ne de dünyanın hiçbir yerinde olmayıp burada olan bitkiler kalır.

“Evlatlarımıza da birşey bırakamayıp geleceğimizi yok ederiz”

Ayvalık Kent Konseyi olarak belirtmeliyiz ki; Onay için mecliste bekleyen söz konusu yasa tasarısı kabul edilirse, yakın zamanda Yırca’da yaşanılan talanın bir istisna olarak kalmayacağını öngörebiliriz. Kapitalist kalkınma yolunda tarımda yaşanan geçmiş pratiklere baktığımızda zeytinciliğin ve zeytin üreticilerinin geleceğinin, hükümetin zeytinciliği geliştirmek üzere çizdiği 2023 yılı hedeflerinin aksine, bir felaket senaryosuna dönüşebileceği kaygısını taşımak için epey neden var.

Belirtmeliyiz ki; yapılanlar, verilen izinler, alınan kamu yararı kararları yapılacakların teminatı olma niteliğindedir. Yukarıda da altı çizilmeye çalışıldığı gibi bu tasarı yasalaşırsa, zeytinciliğin büyük bir darbe alacağını söylemek abartı olmayacaktır.

Zeytin bizimdir! zeytini savunmak; insanı, toprağı, tarımı, özgürlüğü ve barışı savunmaktır.


 

Ayvalık Kent Konseyi Başkanı

Filiz Karayelli


 

Ad Soyad: Yorum:
E-posta:
Onay kodu:
19/10/2018 Gün Ortalama:325  Bugün 272 Ziyaret var  Sitede 3 kişi var  IP:54.166.207.223